6 Kasım 2026 Cuma
Bağlantı gönder

Trump'ın yenilgisinin ardından İslam Cumhuriyeti'nde ABD ile anlaşma konusunda bölünme

Cumhuriyetçilerin ABD Kongre seçimlerindeki yenilgisi İslam Cumhuriyeti'ni ikiye böldü: bir kesim hızlı anlaşma, diğeri Hürmüz Boğazı'nın kapalı tutulmasını istiyor.

Neden önemli: Hizip çatışması, İslam Cumhuriyeti'nin savaş baskısı ve duran petrol ihracatı altında ayakta kalmak için net bir yolu olmadığını gösteriyor.

Trump'ın yenilgisinin ardından İslam Cumhuriyeti'nde ABD ile anlaşma konusunda bölünme
Fotoğraf: Seyed Shahabbodin, Vajedi, CC BY 4.0, Wikimedia Commons

Cumhuriyetçilerin 3 Kasım'daki ABD Kongresi ara seçimlerinde yenilmesi, İslam Cumhuriyeti'ni Washington ile anlaşma konusunda ikiye böldü. 5 ve 6 Kasım'da rejimin farklı hiziplerine yakın gazeteler ve isimler, Donald Trump'ın zayıflamasından anlaşmaya varmak için yararlanılması mı yoksa Hürmüz Boğazı üzerindeki baskının sürdürülmesi mi gerektiği konusunda açıkça ayrıştı.

Bir yanda Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf'a yakın gazeteler milletvekillerini müzakereyle varılacak bir anlaşmanın peşine düşmeye çağırdı ve rejimin Trump'ın yenilgisini bağlayıcı ekonomik taahhütler almak için kullanması gerektiğini söyledi. Tahran Belediyesi'ne bağlı gazete de hızlı diplomasi çağrısı yaptı ve deniz taşımacılığındaki aksamaların tedarik zincirlerini yıprattığı ve gıda fiyatlarını artırdığı uyarısında bulundu. Reformcu bir gazete ise Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimi iki gün içinde azaltma önerisini memnuniyetle karşıladı.

Devrim Muhafızları kanadı: Boğaz kapalı kalsın

Diğer yanda Tahran'da yayımlanan Keyhan gazetesi, Washington'daki siyasi dengenin İslam Cumhuriyeti'nin Hürmüz üzerindeki "operasyonel hâkimiyet" dediği duruma hiçbir etkisi olmadığını iddia etti; Devrim Muhafızları'na bağlı bir gazete de rejimin, Kongre'yi hangi parti kontrol ederse etsin su yolunu kullanması gerektiğini yazdı. Devlet televizyonunun daimi yorumcularından biri, ABD'nin deniz ablukasının Washington'a savaş kadar pahalıya mal olması için Hürmüz Boğazı'nın tamamen kapalı tutulmasını önerdi.

İslam Cumhuriyeti lideri Müctebe Hamaney, 4 Kasım'da yayımlanan mesajında partilerin yer değiştirmesinin ardından ABD'nin tutumunun değişeceğine dair her türlü umudu "ciddi bir hata" olarak nitelendirdi ve teslim olmaya yönelik her eğilimin iç desteği zayıflatacağı uyarısında bulundu. Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, X'te seçim sonucunu Trump'ın stratejik ve siyasi yenilgisi olarak değerlendirdi; ancak New York Times, onun kapalı kapılar ardındaki görüşmelerde nükleer programı tartışmaya hazır olduğunu gösterdiğini ve Arakçi ile Galibaf'la birlikte Katar arabuluculuğundaki müzakerelerde rol oynadığını bildirdi.

Artık petrol ihraç etmeyen bir ekonomi

Bu anlaşmazlığın arkasında savaş ve abluka altında durma noktasına gelmiş bir ekonomi var. Gemi takip şirketi Kpler'in verilerine göre ağustos başından bu yana İran'dan ihracat için tek bir petrol yükü bile yüklenmedi. Geçen yılki zorunlu kapanmaların İran ekonomisine verdiği zarar da yaklaşık 34 milyar dolar olarak tahmin edildi.

İslam Cumhuriyeti perşembe günü Katar aracılığıyla ABD'ye yeni bir nükleer öneri gönderdi, ancak ilerlemesini yedi şartının kabul edilmesine bağladı. Trump ise ulusal güvenlik ekibiyle görüştükten sonra saldırıların yeniden başlatılıp başlatılmayacağına yakında karar vereceğini söyledi.

Ağustos başından bu yana İran'dan ihracat için tek bir petrol yükü yüklenmedi, ancak rejimin hizipleri hâlâ anlaşma ile Hürmüz'ün kapalı tutulması arasında çekişiyor.

Bu haberin kaynakları · 2 kaynağa dayanıyor
Yorum yazmak için giriş yap veya üye ol.

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz.