Yasmine Pehlevi'nin 6 Kasım Cuma günü duyurduğu haber, bir konuşmanın iptalinin ötesine geçiyor. Onun anlattığına göre Frankfurt polisi Prens Rıza Pehlevi'ye, İslam Cumhuriyeti'nin kalabalığa yönelik şiddet tehditleri nedeniyle cumartesi günkü destekçi mitingine katılamayacağını ve orada konuşamayacağını bildirdi. DIAR bu kararın ayrıntılarını daha önce aktarmıştı. Asıl soru, bir Avrupa demokrasisinde tehdit ve yıldırmanın kimin konuşma hakkı olduğunu, kimin susması gerektiğini belirleyip belirleyemeyeceğidir.
Bu analizin yazıldığı sırada Frankfurt polisi karar hakkında kamuoyuna bir açıklama yapmamıştı. Yasmine Pehlevi'nin anlatımı doğrulanırsa Almanya, hem güvenliği hem de sivil özgürlükleri güvence altına almakla yükümlü kurumların tutumu hakkında ciddi bir soruyla karşı karşıya kalacak.
Tekrarlanan bir örüntü
Prens Rıza Pehlevi'nin Almanya'daki varlığının güvenlik ve siyasi kaygılarla iç içe geçtiği ilk an bu değil. Şubat 2025'te Münih Güvenlik Konferansı'na yapılan davet geri çekildi ve organizatörler kararın Alman hükümetiyle istişareden sonra alındığını doğruladı. Nisan 2026'da Berlin'deki bir basın toplantısının ardından bir adam ona kırmızı bir sıvı fırlattı ve Alman polisi saldırganı gözaltına aldı.
Bu hafta Belçika'da da benzer bir tablo görüldü. Belçika Savunma Bakanı Theo Francken, İslam Cumhuriyeti'nin Prens Rıza Pehlevi'nin Kraliyet Askeri Akademisi'ndeki konuşmasını tehditlerle durdurmaya çalıştığını söyledi. Fark verilen tepkide: Brüksel'de konuşma yapıldı ve Savunma Bakanı tehdidi kamuoyuna açıkladı; Frankfurt'ta ise Yasmine Pehlevi'ye göre tehdidin sonucu konuşmacının kendisinin kısıtlanması oldu.
Özgürlük için güvenlik mi, güvenlik için özgürlüğün kısıtlanması mı
Hukuk devletinde polisin görevi, vatandaşların ve misafirlerin toplanma ve konuşma yönündeki yasal hakkını korumaktır. Cumartesi günkü mitinge 30.000 kişi kayıt yaptırdı ve Frankfurt belediyesi mitingi güvenlik nedeniyle Ostpark'a taşıdı; yani Alman kurumları etkinliğin boyutunu biliyordu ve buna göre plan yapmıştı. Katılımcıların hayatını korumak kuşkusuz zorunludur ve Yasmine Pehlevi de polis memurlarına saygısını dile getirdi. Ancak bir tehdide verilen yanıt tehdidin hedefini kenara çekmekse, tehdit eden istediğini elde etmiş olur.
İslam Cumhuriyeti'ne atfedilen tehditler, karşıt kişi ve grupların eylemleri ve Alman kurumlarının bağımsız kararları arasında ayrım yapmak gerekir. Her tehdit kanıt olmadan Tahran yönetiminin doğrudan emrine bağlanamaz. Yine de İslam Cumhuriyeti'nin Avrupa'daki sicili açıktır: 2021'de bir Belçika mahkemesi, İslam Cumhuriyeti diplomatı Esedullah Esedi'yi Paris yakınlarındaki bir muhalefet toplantısına bombalı saldırı planı nedeniyle 20 yıl hapis cezasına çarptırdı. Avrupa'daki İranlı muhalif toplantılarına yönelik tehditler bir varsayım değil; mahkeme dosyası var.
İran ve ulusal devrim için anlamı
İslam Cumhuriyeti İran'da Dey ayaklanmasının protestocularını idam ederek, interneti keserek ve toplu gözaltılarla halkın sesini susturuyor. Aynı yıldırma mantığı Avrupa topraklarında da kimin konuşacağını belirleyebiliyorsa, sınır ötesi baskı tehditten sonuca dönüşmüş demektir. Yasmine Pehlevi mesajında İslam Cumhuriyeti'nin baskısını Avrupa'ya ihraç etmesine izin verilmemesi gerektiğini yazdı.
Cumartesi günü Frankfurt'ta toplanacak İranlılar için mesele yalnızca bir konuşma değil. Friedrich Naumann Vakfı'nın Özgürlük Ödülü bu yıl İran milletine veriliyor ve Prens Rıza Pehlevi ödülü emaneten teslim alıyor. Tam da bu vesileyle düzenlenen bir mitingde onun varlığını kısıtlamak, İranlılara ve Tahran yönetimine çelişkili bir mesaj gönderiyor.
Sonuç
İfade özgürlüğü, aynı fikirde olmadığımız biri için bile konuşma hakkını tanımak demektir. Muhaliflerin protesto etme hakkı vardır, ancak hiçbir hükümetin ya da grubun başkalarını tehditle susturma hakkı yoktur. Bir demokrasinin ölçüsü tehditlerin yokluğu değil, hukuk devletinin onlara karşı durabilme gücüdür. Alman yetkililerin şimdi karşısındaki soru, özgürlüğü korumak için güvenlik mi sağladıkları, yoksa tehditleri yönetmek için özgürlüğü mü kısıtladıklarıdır. Bu sorunun yanıtı cumartesi günü Frankfurt'ta daha net ortaya çıkacak.
Bir tehdide verilen yanıt tehdidin hedefini kenara çekmekse, tehdit eden istediğini elde etmiş olur.

Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz.